Doğru kişiliyle evlendiğinizden emin olabileceğiniz 10 işaret
Doğru kişiliyle evlendiğinizden emin olabileceğiniz 10 işaret

Doğru kişiliyle evlendiğinizden güvenli olabileceğiniz 10 işaret

Gerçek aşkı bulmak oldukça zor. Bir kez bulunca da yaşam daha kolay gelmeye başlıyor insana. Doğal olarak ki, iki değişik insanoğlunun bir arada bulunmasının getirmiş olduğu bir ekip sorumluklar ve problemler da olmuyor değil. Mühim olan bu tarz şeyleri ne kadar içselleştirip ne kadarını tolere edebildiğinizde. İşte, evlenme arifesinde ya da sonrasındaki kararlarınıza ışık tutacak o işaretleri sizler için hazırladık.

Birbirinizin zihnini okuyabiliyorsanız

Ruhsal araştırmalar gösteriyor ki, sevginin sinir sistemlerinizdeki tesiri oldukça büyük. Bir süre sonrasında aynı dilden konuşur oluyor ve belli bir uyumu yakalamaya başlıyorsunuz. Karşı tarafın neye iyi mi tepki vereceğini öncesinden kestirebilmek birini tanımanın da ötesinde mühim bir artam. Kimi zaman sözcüklere bile gerek kalmadan zahmetsizce birbirinizi anlayabildiğiniz zamanlar oluyor mu? Kimi zaman işaretleşerek bile aynı anda kahkahalara tutuluyorsanız, bu iş olmuş anlama gelir.

Geleceğe dair planlar kuruyorsanız

Hayatınızın aşkını bulduğunuzda, çift olarak düşünmenizin zamanı gelmiş anlama gelir. Muhtemelen gelecekte de beraber olmayı istediğiniz insanla ne olursa olsun hayatınızı bir arada tutmanın bir yolunu bulacaksınız ve hayallerinize ortak edeceksiniz.

İlişkinizde fedakarlığın yeri var ise

Karşı tarafı mutlu etmek adına davranışlarınız mevzusunda daha ılımlı olmayı başarabiliyor musunuz? Japonya’da Kobe Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya nazaran, fedakarlığın olmadığı bir birlikteliğin uzun ömürlü olmayacağı yönünde. İçinizden gelmiş olarak, içgüdüsel olarak, karşı tarafa hiçbir mesuliyet yüklemeden yapabiliyorsanız bunu, ne mutlu size…

Beyin fonksiyonlarınızı etkiliyorsa

Aşkı söz mevzusu olunca akla ilk gelen kalbinizin bir değişik attığıdır. New York’taki Stony Brook Üniversitesi tarafınca meydana getirilen bir araştırma, beyin reaksiyonlarının sevgiden iyi mi etkilendiğini göstermiştir. Birini düşündüğünüzde, beyninizdeki ödül merkezi, dopamin seviyelerini artırarak uyarılır. Midenizde kelebekler hissettiğinizi de söyleyebilirsiniz.

Birbirinizin en büyük destekçisiyseniz

Uzun bir günün sonunda ruh eşinizle ihtiyacınız olan desteği bulacaksınız. En fazlaca sevdiğiniz kişiden destekleyici kelimeler duymak, kendinizi daha da fazlaca sevmenizi elde edecektir.

Kendi halinde, mütevazı bir ilişkiniz var ise

Hiç kimseye bir şey ispatlamaya çalışmıyor, ona olan aşkınızı gözlerden ırak yalnız sevdiğiniz insanla yaşamak mı istiyorsunuz? Odak noktanız yalnız ilişkiniz olduğunda etrafa izahat yapma gereği duymayacak ve mutluluğunuzu içselleştirmeye çalışacaksınız.

Sevdiklerinizle tanıştırmak istiyorsanız

Tamamımız hayatımızda ciddi bir karar alırken sevdiklerimizin fikirlerine başvururuz. Bizim için hususi olan insanı onlarla tanıştırır, bir nevi onlardan onay alarak kararımızı pekiştiririz. Sizin için doğru olan insansa, güvenli olun tereddütsüz onlarla bir araya getirmeye çalışacaksınız. Hem de asla süre kaybetmeden.

Kimyanız uyuşuyorsa

Sıhhatli bir ilişkide duygusal uyum kadar fizyolojik kimyanın da uyumu önemlidir. Sizin için hususi olan insan her haliyle size çekici gelecektir. Kimi zaman bir gülümseme, bir kelime bile güzelliğin tanımı olacaktır sizin için.

O yanında değilken noksan hissediyorsanız

Hayatınızda birine dahil etmeniz demek bağımsızlığınızı yok saymanız anlamına gelmiyor. Fakat varlığıyla o denli yer etmiştir ki, rutinleriniz bile onunla ilgilidir. Daima tek başınıza yaptığınız aktivitelerde bile yokluğunu hep hissedecek, onu arayacaksınız. Organik olarak kendinizi eksikmiş şeklinde hissedeceksiniz.

Artık ‘Biz’ olduysanız

Her şey kafanızda oturmaya başladığında ise artık ‘biz’ olarak görmüş olacaksınız kendinizi. Texas Üniversitesi’nde meydana getirilen bir çalışmaya nazaran, doğru kişiyi kabul eden insanların kendileri hakkında konuşmaktan fazlaca hayatlarını paylaştıkları insanoğlu hakkında konuşmanın getirmiş olduğu mutluluğu ortaya koydu. Sözcük seçimlerinizin bile ‘biz’ ya da ‘bizim’ olarak evrildiğine tanık olacaksınız.

Gizem Bozdağ

[email protected]

hususi içeriğidir.

Yorumlar

yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir